Çocuğunuzun tarafında olmak: Sisteme karşı çocuğu savunmak
Çevrenin beklentilerine karşı çocuğumuzun yanında olabilmenin önemine dair
"Tabii ki!" diyeceksiniz belki, "Başka ne tarafta olacağız?" Gönlümüzden geçen elbette çocuğumuzun yanında olmamız olsa da, bazen içinde bulunduğumuz sistem ve onun beklentilerini yerine getirmeye çalışırken çocuğumuzu karşımıza alabiliyoruz. Bahsettiğim çocuklara ihtiyaç duydukları ve içinde bulunmaktan güven duyacakları sınırlar koymak değil, karşımıza almak derken. Sınır koymak çocuğun güvenliği, sağlığı için yaptığımız ve aslında ihtiyaç duyduğu bir şey. Burada kastettiğim ise bundan farklı.
Bizim evde bu sistem ve ihtiyaç çatışması en çok ev ödevlerinde ortaya çıkıyor. Tam gün bir ilkokula giden büyük oğlum, servisle de uzun bir yol katettikten sonra eve geliyor. Ve sonrasında ödev yapması gerekiyor. Buradaki sistem okul ve verilen ödevler. (Ödevlerin amacına ulaşıp ulaşmadığını tartıştığım yazım için buraya tıklayın!)
Her ne kadar okullar arasından özenle seçim yapsak da, ödev verme konusunda diğerlerinden farklı tutumu olan bir okul bulmak samanlıkta iğne aramak gibi bir şey. Yani ortada değiştiremediğimiz ve fazla da etki edemediğimiz bir sistem var. Bunun karşısında ise çocuğumuz ve onun ihtiyaçları var. Çocuk yaşına çok da uygun olmayan bir şekilde uzun saatler düşünsel ağırlıklı işlerle meşgul olmuş, uzun bir okul gününün ardından yorgun. Bir ebeveyn olarak her şeyden önce yapmanız gereken çocuğun hissettiklerini teyit etmek: "Evet, yorgunsun ve bunda yerden göğe kadar haklısın!" (Çocukların hislerini teyit etmenin önemine dair yazım için buraya tıklayabilirsiniz!) Çocuklarımız hayatta şu veya bu sebeple şartlarını değiştiremeyeceğimiz ve onların ihtiyaçlarına ters düşen sistemler içinde bulunacaklar. Burada en önemli nokta bir ebeveyn olarak çocuğun tarafında olmak: "Seni, yorgunluğunu ve bu halde ödev yapmak istemediğini görüyorum, anlıyorum!"
Her ne kadar okullar arasından özenle seçim yapsak da, ödev verme konusunda diğerlerinden farklı tutumu olan bir okul bulmak samanlıkta iğne aramak gibi bir şey. Yani ortada değiştiremediğimiz ve fazla da etki edemediğimiz bir sistem var. Bunun karşısında ise çocuğumuz ve onun ihtiyaçları var. Çocuk yaşına çok da uygun olmayan bir şekilde uzun saatler düşünsel ağırlıklı işlerle meşgul olmuş, uzun bir okul gününün ardından yorgun. Bir ebeveyn olarak her şeyden önce yapmanız gereken çocuğun hissettiklerini teyit etmek: "Evet, yorgunsun ve bunda yerden göğe kadar haklısın!" (Çocukların hislerini teyit etmenin önemine dair yazım için buraya tıklayabilirsiniz!) Çocuklarımız hayatta şu veya bu sebeple şartlarını değiştiremeyeceğimiz ve onların ihtiyaçlarına ters düşen sistemler içinde bulunacaklar. Burada en önemli nokta bir ebeveyn olarak çocuğun tarafında olmak: "Seni, yorgunluğunu ve bu halde ödev yapmak istemediğini görüyorum, anlıyorum!"
İçinizdeki görev bilinci "Ödev!" diye bağırıyor olabilir. Hatta çocukluktan kalma anılar, kendi ödevleriniz konusunda ebeveyninizin, öğretmenlerinizin tutumları zihninizde canlanıyor ve ödev sizin ödevinizmiş gibi sizi ürkütüyor olabilir. (Geçmişte yaşayıp öğrendiklerimizin çocuklarımızla iletişimimizdeki rolü hakkındaki yazım için buraya tıklayabilirsiniz!) İşte bu noktada çocuğa uygun olmayan sistemin değil çocuğun doğal ve haklı ihtiyaçlarının yanında olmak ilk görevimiz ebeveynler olarak. Nasıl bir yerinin acıdığını, acıktığını, üşüdüğünü vs. fark etmesi gerekiyorsa çocukların, çalışma dönemlerinin ve dinlenme ihtiyaçlarının da olduğunu bilmeleri ve bunları planlayabilmeleri gerekir. Bu beceriyi geliştirirken de siz ebeveyn olarak onların ihtiyaçlarına tercüman olabilir ve onlara örnek teşkil edebilirsiniz. Çalışma ve dinlenme döngüsünü yapamamak ve bu yöndeki ihtiyaçlarını fark edememek ilerde "tükenmişlik sendromu" dediğimiz şeye kadar gidebilen pek çok soruna yol açabilir.
Bazı çocuklar eve gelince kendiliğinden ödevlerinin başına oturuyor olabilirler, ya da siz şakalarla, oyunlarla onları ödevin başına oturtuyor olabilirsiniz, ama bu yine de onların his ve ihtiyaçlarını teyit etmenin yerini tutamaz. Buradaki önemli mesaj şudur: "Sorun sende değil, akşamın bu vaktinde bu kadar çok ödev yapmak zorunda olmanda!"
"Böyle dersem hiç ödev yapmaz!" diye korkmayın. Anlaşıldığını, onaylandığını görmek çocuğu rahatlatacaktır. Birlikte yorgunluğa rağmen ödev yapmanın yollarını bulabilir, ona yardım edebilirsiniz. Daha da önemlisi çocuğunuza çevresinde her bulduğu şartı kabul edip, bu şartlara kendini helak etmek uğruna uydurmaya çalışmak yerine, şartları sorgulamayı, eleştirmeyi ve gerekiyorsa bilinçli bir tercihle ayak uydurmak ya da buna karşı yapabileceklerini aramak konusunda öncülük yapmış olursunuz.
Her türlü ödevden ya da her türlü nottan daha önemlisi anne ve babasının zor şartlar altında onun yanında olduğunu, ona destek olduğunu bilmeleri.
"Böyle dersem hiç ödev yapmaz!" diye korkmayın. Anlaşıldığını, onaylandığını görmek çocuğu rahatlatacaktır. Birlikte yorgunluğa rağmen ödev yapmanın yollarını bulabilir, ona yardım edebilirsiniz. Daha da önemlisi çocuğunuza çevresinde her bulduğu şartı kabul edip, bu şartlara kendini helak etmek uğruna uydurmaya çalışmak yerine, şartları sorgulamayı, eleştirmeyi ve gerekiyorsa bilinçli bir tercihle ayak uydurmak ya da buna karşı yapabileceklerini aramak konusunda öncülük yapmış olursunuz.
Her türlü ödevden ya da her türlü nottan daha önemlisi anne ve babasının zor şartlar altında onun yanında olduğunu, ona destek olduğunu bilmeleri.



Ne kadar guzel bir yazi emegine saglik
YanıtlaSilTeşekkür ederim!
Sil