Çocuk eğitiminde "radikal dürüstlük"
Çocukların ebeveynlerinin her koşulda onlara karşı dürüst olacağına olan inançlarının önemine dair
Her zaman yüksek bir değer olarak savunduğumuz dürüstlüğü çocuklar söz konusu olduğunda nedense ikinci plana atabiliyoruz. Onları korumak gibi iyi niyetli bir amaç için yola çıksak da pek çok durumda çocuklara karşı "radikal dürüstlük" olarak nitelendirdiğim bir prensibe göre hareket etmenin önemli olduğunu düşünüyorum. "Radikal dürüstlük" oyun ve şakalar dışında çocukla iletişimimizde her zaman ve her konuda geçerli olması gerektiğine inandığım bir prensip. Tabii ki bunu yaparken çocuğun yaş ve gelişimine uygun, yani bizi gerçekten anlayabileceği açıklamalar önemli. Burada bahsettiğim çocuğu doğrudan ilgilendiren konular; sizin özel alanınıza giren konuları ya da örneğin işte başınıza gelen bir şeyi çocuğunuzla paylaşıp paylaşmayacağınız tabii ki size kalmış.
Çocuklardan gizlemeyi düşündüğünüz durumlar gündelik olaylar da olabilecekken bir kısmını da hayati meseleler oluşturur. Sağlık, boşanma, yeni bir ilişkinin başlangıcı ya da okul değiştirme gibi konular hakkında konuşması zor şeyler olsa da bir o kadar da "radikal dürüstlüğü" hak eden şeyler. Çünkü meselenin önemi arttıkça çocuğun gerçeğin ne olduğunu bilmeye hakkı da o kadar artar. Çocuklar düşündüğümüzün aksine çok hassas bir terazi gibi bizim değişen ruh halimizi fark ederler ve bu önemli olaylar karşısında biz duygusal dalgalanmalar yaşarken onlara hiç ya da yarım bilgiler vermek hem haksızlık olacaktır hem de onların eksik kalan bilginin yerini korkulu fantezilerle doldurmalarının önü açılacaktır ki bu da bizim onları korumak istediğimiz şeyin ta kendisidir.
Burada kaçınmak istediğimiz şey çocuğun hisleri ve onu tesellinin zorluğu olabilir. Bunlar bir yetişkin olarak bizim göğüs germemiz gereken şeyler. (Eğer çocuğunuzun böyle hislerine göğüs germekte zorlanıyorsanız bu yazıma bir göz atabilirsiniz.) Ayrıca çocuğun gerçeği kaldıramayacağını düşünüyor da olabiliriz. Ama ebeveyni yanında ve destek olduğunda çocuklar oldukça güçlüdür ve kaldıramayacakları az şey vardır. Özellikle de kendi hayatlarını etkileyecek olan konularda anlayabilecekleri gibi aktarılan bilgiye sahip olmaları onları güvende hissettirecektir.
Burada kaçınmak istediğimiz şey çocuğun hisleri ve onu tesellinin zorluğu olabilir. Bunlar bir yetişkin olarak bizim göğüs germemiz gereken şeyler. (Eğer çocuğunuzun böyle hislerine göğüs germekte zorlanıyorsanız bu yazıma bir göz atabilirsiniz.) Ayrıca çocuğun gerçeği kaldıramayacağını düşünüyor da olabiliriz. Ama ebeveyni yanında ve destek olduğunda çocuklar oldukça güçlüdür ve kaldıramayacakları az şey vardır. Özellikle de kendi hayatlarını etkileyecek olan konularda anlayabilecekleri gibi aktarılan bilgiye sahip olmaları onları güvende hissettirecektir.
Günlük hayattan bir örnek vereyim: Örneğin çocuk doktora götürülmesi gerektiğinde kaç ebeveyn olay çıkmaması için kesinlikle iğne yapılmayacağını iddia eder? Çocuğun bu konudaki korkusunu sizin de gerçekliği konusunda emin olamayacağınız bir şekilde yatıştırmaya çalışmak bir daha ki doktor randevusunda yatıştırılması olanaksız çığlıklarla ağlayan çocuklardan başka neye yola açar? (Çocuğun korkusuyla başa çıkabilme fırsatını elinden almamız da cabası! Bu konuyla ilgili yazım için buraya tıklayabilirsiniz.) Daha da kötüsü çocuk artık sadece iğneden değil ebeveyne duyduğu güvensizlikten de korkar. Onların teselli sözcükleri onun için anlamsız hale gelir, çünkü bunların doğru olmadığını daha önce pek çok kez tecrübe etmiştir.
İğne yapılacağı, kan alınacağı zaman çocuğu yatıştırmanın yöntemi "Hiç acımayacak!" değil, "Evet, biraz acıyacak, ama sen bunu daha önce de atlattın ve ben yanında olup elini tutacağım" olmalıdır. Tahminim her aklı başında ebeveyn daha önce bir kaç kez iğne olmuş ve bunun nasıl bir şey olduğunu bilen bir çocuğun "Hiç acımayacak!" lafına inanıp bununla teselli olmayacağını bilir. Böyle anlarda söylenenler sanki çocuğa destekten çok ebeveyn için boşluğu doldurup, stresli anı atlatma yöntemidir.
Bahsettiğim "radikal dürüstlüğün" alanına çocukları polisle veya başka figürlerle korkutmak da dahildir. Hatta anlatılanlar "noel baba" vs. gibi pozitif içerikli olsa da bence bu prensiple çatışmaktadır.
Çocuğumuz dünyaya geldiğinde etrafında onunla ilgilenenlere karşı temel bir güven duygusuyla doğar. Zamanla onunla oluşan çocuk ve ebeveyn ilişkisinde bu güven pekişir. Çocuklarımızın bizim onlara karşı dürüstlüğümüze olan inançları, bize olan tam güvenleri çok değerli bir haldir; bunu tehlikeye atmayalım derim.
Bahsettiğim "radikal dürüstlüğün" alanına çocukları polisle veya başka figürlerle korkutmak da dahildir. Hatta anlatılanlar "noel baba" vs. gibi pozitif içerikli olsa da bence bu prensiple çatışmaktadır.
Çocuğumuz dünyaya geldiğinde etrafında onunla ilgilenenlere karşı temel bir güven duygusuyla doğar. Zamanla onunla oluşan çocuk ve ebeveyn ilişkisinde bu güven pekişir. Çocuklarımızın bizim onlara karşı dürüstlüğümüze olan inançları, bize olan tam güvenleri çok değerli bir haldir; bunu tehlikeye atmayalım derim.



Yorumlar
Yorum Gönder