Çocuk ve oyun: "Hiç oyuncağı yokmuş gibi bunlarla mı oynuyor?"


Herkesin atık sandığı şeylerle çocuklar neden hep çok güzel vakit geçirirler ve ben bunu gördüğümde neden gözlerim parlar...


Belki başınıza gelmiştir: Çocuğunuza özene bezene, uğraşı ve araştırmalar sonucunda harika bir oyuncak alırsınız ve çocuğunuz ilk birkaç saatini oyuncağın karton ambalajıyla oynayarak geçirir. Hiç üzülmeyin! Çocuğun oyun güdüsü ve ihtiyacı o kadar doğaldır ki oyuncak endüstrisinin onun için en güzel renkli, en eğlenceli ve en "eğitici" oyuncağı üretmesini beklemez! (Şu meşhur "eğitici" oyuncaklarla ilgili yazım için buraya tıklayın!) Eline geçen ilk fırsatı ve malzemeyi oynamak için değerlendirir. Bu harika bir şeydir ve her seferinde benim gözlerimi parlatır. Hatta çocuklarıma oyuncak aldığımda ambalajı açmadan önce onlara kutusuyla oynama fırsatını veririm. 


Yaşlar büyüdükçe maalesef çocuklar da giderek içeriğe ve isme odaklanıyorlar. Onlar için kutunun içinde ulaşacakları oyuncak önemli hale geliyor. Ama özellikle okul öncesi dönemde çocukların hayal gücü ve keşfetme ihtiyaçları o kadar geniştir ki ellerine geçen her malzemeyi oyunlarının aracı veya amacı yapabilirler. Bu yaratıcılık dediğimiz şeyin ta kendisidir. Fonksiyondan bağımsız olarak düşünebilmek ve o karton ambalajın ambalaj olmaktan çıkıp bir çatı, bir havuz, bir garaj vs. haline gelebilmesidir çocuğun zihninde. 


O yüzden "Hiç oyuncağı yokmuş gibi bunlarla mı oynuyor?" kınamaları var ya... Lütfen onları duymazdan gelin! Yumurta kartonları, kağıt havlu ruloları, kargo kolileri, gömleklerin içinden çıkan o güzel kaymak gibi kartonlar, artık takmak istemediğiniz takılar, kullanılmayan kumaş parçaları vs. vs. (Bir çocuk odasında olması gelen temel oyun malzemeleriyle ilgili yazım için buraya tıklayabilirsiniz!) ... bunların hepsi birer oyun hazinesi çocuklarınız için. Eğer çocuğa düzenli olarak bu tip fonksiyonu değişebilir malzemeler verirseniz onun küçükken zengin olup da çevrenin ket vurmasıyla maalesef körelen yaratıcılığını desteklemiş, çözüm üretme yeteneğini geliştirmiş olursunuz.


Yaşı büyüdükçe o ambalajın içindeki oyuncağa yönelen çocuğunuzun hiç olmazsa ambalaja da bakıp "Bununla da kalkan yapabiliriz!" demesini sağlayabilirseniz ne mutlu size, ne mutlu çocuğunuza!

Yorumlar

Popüler Yayınlar