Çocukla yalnız kalmaktan korkmak
Annelik ve babalık öyle herkesin zannettiği gibi içgüdüsel olarak içimizde var olan bir şey değildir, ilk çocuğun doğumuyla beraber öğrenilir. Bakıma, endişelere ait şeyler insanın karakterine de bağlı olarak içimizden gelir, evet, ama ötesi zamanla yerleşecek olan özellik ve becerilerdir.
Bunun aksinin genel kanıda yaygın olması maalesef anne ve babaları oldukça büyük baskılar altında bırakmaktadır. İnsan yeni bir beceri öğrenirken nasıl ki endişeler yaşar, çocuğuyla ilgilenmeye başladığında da buna dair endişeler taşıması gayet normaldir. Salt bilgiden çok - çocuğun sağlığı, banyo suyu sıcaklığı vs. gibi - edinilen beceriler de ilişkinin sağlıklı gelişmesi için önem taşır. Burada önemli olan anne ve babanın kendi becerilerine olan inancıdır. Anne ve baba kendilerini anne ve baba rolü içinde rahat hissettiklerinde çocuklarıyla olan ilişkileri de daha kaliteli olacaktır. Ama onlar bu konuda kaygılar yaşar ve bu kaygılarla yüzleşmezlerse çocuklarıyla olan ilişkilerinde önemli sorunlar yaşayabilirler.
Bunun yanı sıra yaygın destek mekanizmaları, anneanneler, babaanneler, yardımcılar vs. aslında ilk zamanlar için çok faydalıymış gibi gözükse de bu üçlü ilişkiden özgürleşme gerçekleşmediğinde faydasından çok engelleyici veya zararlı olabilir. Çocukla evde kalan anneyse eğer, bu anne kendi becerilerini geliştirmek ve bunlara güvenmek yerine, işi büyüklere veya yardımcılara bırakabilir. (Bazı durumlarda da kendi seçimlerine aykırı olarak büyüklerin engellemeleriyle de karşılaşabilirler.)
Tabii ki bu yardım ağları hele de hamilelik sonrası ilk dönemde çok önemli ve değerli. Ama annenin annelik rolüyle ilgili doğal olarak yaşadığı kaygılarla yüzleşmeyip bu yardım ağını düzenli ve sürekli hale getirmesi kendi becerilerine de ket vurması anlamına gelir.) Bisiklet sürmeyi öğrenmek için nasıl başkasının bisiklet sürmesi bizim işimize yaramayacaksa, annelik, bebek bakımı ve çocuk eğitimi ile ilgili de böyledir.
Tabii ki bu yardım ağları hele de hamilelik sonrası ilk dönemde çok önemli ve değerli. Ama annenin annelik rolüyle ilgili doğal olarak yaşadığı kaygılarla yüzleşmeyip bu yardım ağını düzenli ve sürekli hale getirmesi kendi becerilerine de ket vurması anlamına gelir.) Bisiklet sürmeyi öğrenmek için nasıl başkasının bisiklet sürmesi bizim işimize yaramayacaksa, annelik, bebek bakımı ve çocuk eğitimi ile ilgili de böyledir.
Ben çocuklarımdan ikisini Almanya'da doğurdum. İlk oğlum doğduğunda hastanedeki hemşireler, sezaryen sonrası durumuma rağmen, "Hadi kalkın bakalım, bu çocuk artık sizin sorumluluğunuzda; hasta da olsanız siz bakacaksınız!" diyerek bebeğin bakımında yaptıkları yardımı minimumda tutmuşlardı. O zaman bu bana ağır gelse de amaçlarını çok geçmeden anlamıştım. İnsan bazı şeyleri tek başına yapmadan öğrenemiyor.
Sözüm ilgili babalar meclisinden dışarı, babalar toplumun onlara biçtiği rolü uygulayarak ve işe giderek yukarıda bahsettiğim kaygılarla yüzleşmekten kaçabiliyorlar. Hani şu bizim kültürel olduğunu addettiğimiz "erkek adam çocuğa bakmaz" inanışı var ya, kültürel kodların yanı sıra bunun kaygılı babaların, kaygılarıyla yüzleşmemek için sığındıkları bir liman olmasının da rolü büyük.
Bu sadece yeni anne ve yeni babalar için de söz konusu değil. Çocuğun yaşı büyüyüp yeni gelişim evrelerine geçtikçe, anne ve babalar da bir nevi yeniden anne ve baba olurlar. Bebek anne-babası olmaktan çıkıp, okul öncesi çağı anne-babası olurlar. O biter okul çocuğu anne-babası olurlar. Gelişimde yaşanan her adımla birlikte anne-babada yeni roller ve yeni beceriler ortaya çıkar ve gelişir. Bu gelişim evrelerinden birinde çocukla ilgili daha önceden yaşanmamış bir sorun ortaya çıktığında yukarıda bahsettiğim kaygı tekrar baş gösterebilir. Yani ilk anne veya babalık döneminde sorunsuz bir şekilde çocuğuyla ilişki kurup, onunla ilgili sorumluluklarını üstlenebilen anne veya baba, ilerleyen dönemlerde yaşanan sorunlarla birlikte çocuğa yabancılaşabilir ve sorumluluklarından sıyrılmaya çalışabilir.
Bütün bunlar sonucu terapilerde ya da çevremde çocuğu öğle uykusundan uyandığında korkuyla irkilen, akşam çocuğu eve geleceği saatte gerginlik yaşayan ya da hafta sonları çocuğuyla baş başa kalmamak için etkinlikten etkinliğe taşıyan anne ve babalarla karşılaşıyorum.
Pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da oluşan kaygılardan kaçınmamak, bu kaygıları anne-babalık gelişiminin doğal bir sonucu olarak kabul etmek ve onlarla yüzleşmek ve de eğer bizi aşan bir durumla karşı karşıya kalmışsak profesyonel yardım almak en iyisi.



harika bur yazi ellerine emegine saglik
YanıtlaSilÇok teşekkürler ☺️
Sil