Çocuklarımızın hislerine tercüman olmak (1)
Neden ağladığını bilen çocuklar ve bunun önemi
Dilimizdeki "Hislerine tercüman olmak" deyişi bahsetmek istediğim konuya çok güzel uyuyor. Büyüdükleri esnada öğrendikleri pek çok şeyin yanında çocuklar kendi hislerinin varlığını, onları tanımayı ve yeri geldiğinde onlarla başa çıkmayı da öğrenirler. Ve hemen her konuda olduğu gibi ebeveynlere burada da önemli bir görev düşüyor.
Öncelikle burada bahsetmek istediğim çocukların kendi hisleri. Çünkü çocukların başkalarının hislerini anlayabilme yetisi 3 yaşından önce tam anlamıyla gelişmiyor. Ama bu bahsettiğim noktanın 3 yaş öncesinde de uygulanması önemli, çünkü çocukların başkalarının hislerini anlayabilmeleri için, yani empati kurabilmeleri için, kendi hislerini de tanıyıp, onlarla başa çıkabilmeyi öğrenmesi gerekir. Her şeyde olduğu gibi bu da bugünden yarına olan bir şey değildir ve egzersiz gerektirir. Bu egzersizdeki antrenör de siz ebeveynlersiniz.
Çocukların hisleri yetişkinlerdeki kontrol mekanizmaları olmadan genelde filtresiz ve hızla ortaya çıkarlar. Görünürde ağlamak ve bağırmak ön planda olsa da bunların altında yatan hisler yetişkinlerdeki kadar çeşitli ve detaylıdır. Ama çocuklar bu hisleri ayırt etmeyi ve tanımayı küçük yaşlarda henüz beceremezler. Maalesef bu konuda destek görmemiş, hislerini ortaya çıkardığında ayıplanmış veya başka türlü "oyalanmış" çocuklar hisler arasındaki ayırımı, onları analiz etmeyi ve onlarla başa çıkmayı öğrenemedikleri zaman yetişkinlikte de bu eksiklik devam edebilir ve insanlar başa çıkamadıkları hislerini bilgisayar oyunu, sigara, kontrolsüz yemek, alışveriş vs. gibi çok da fonksiyonel olmayan yöntemlerle yatıştırmaya çalışabilirler.
Çocukların hislerinin ortaya çıktığı ortamları gözleyen yetişkinler olarak bizler onların o anki hislerinin ne olduğunu tahmin edebiliriz. Üzüntü, kızgınlık, hayal kırıklığı veya acıdan hangisinin o an çocuğun ağlamasının arkasında yattığını kestirip ona karşı bunu dile getirmeniz öncelikle çocuğun anlaşıldığını fark etmesine sebep olur. Bu ebeveyn çocuk ilişkisinin çok önemli bir parçasıdır. Karşısındaki anne veya babası (ya da öğretmeni) tarafından anlaşıldığını hissetmek onlarla ilişkisinin sağlamlaşması açısından çok önemlidir. Bu ilerde iletişimin zorlaşacağı ergenlik yaşları için de atılmış iyi bir temel taşıdır.
Anlaşıldığı hissinin yanı sıra hislerin dile getirilmesi daha ayırt etmeyi tam anlamıyla öğrenememiş çocuğun hissettiği şeyin ne olduğunu fark etmesi ve anlaması için önemlidir. Çocuğun o anki hissi büyük bir dalga halinde üzerine geldiğinde ağlama olarak kendini gösterir örneğin. Ama bunun arkasında yatan hissin ne olduğunu anlamak çocuğun bunu yönetebilmek için atacağı ilk önemli adımdır.
Hislerin dile veya yazıya dökülmesi onlardan içsel olarak bir kaç adım uzaklaşmamıza sebep olur ki, bu da çocuğun hislerini yönetebilmesi için gerekli bir harekettir. Acının, üzüntünün veya hayal kırıklığının etkisinden az da olsa içsel olarak uzaklaşan çocuk, duruma birazcık daha soğukkanlılıkla bakabilecektir. Dikkat ederseniz burada bahsettiğim süreçte hep doğrudan hislere odaklandık. Daha teselli kısmına gelmedik. Çünkü kanımca buradaki ilk ve en önemli nokta hisse odaklanıp onu dile getirmek, "tercüman olmak" ve hislerin tanınması konusunda bir antrenör olmak. Bu sürecin diğer kısımlarına daha sonraki yazılarımda değineceğim. Çocuğumuzun öncelikle öğrenmesini istediğimiz şey hisleriyle kendi kendine başa çıkması. Tabii ki küçük yaşlarda bizim desteğimize ihtiyaç duyacak, ama biz onun hislerini görmezden gelirsek o da kendi hislerini görmezden gelmeye çalışacaktır. Çünkü hisler oldukça yoğundur ve onlardan kaçış pek çok psikolojik sorunun altında yatar. (Kaçınmanın psikolojisi ile ilgili yazım için buraya tıklayabilirsiniz.)
Bazen ebeveynler veya gözlemleyen başka kişiler bir çocuğun ağlamasına dayanamıyor olabilirler. Eğer içinizden gelen ses size çocuğun her ne pahasına olursa olsun hemen ağlamasını durdurmanız gerektiğini söylüyorsa, neden böyle hissettiğinizi düşünmeye çalışın. Çünkü çocuğun ağlaması, yani bazı durumlar konusunda kötü hissetmesi gayet doğaldır ve normal gelişimi için gereklidir de. Ancak yaşadıkları olumsuz olaylarla birlikte kendi ihtiyaçlarını ve dünyayı öğrenirler, etraflarıyla iletişime geçerler. Bu konuda kendinizi durduramıyorsanız belki de bu sizin geçmişinizde yaşayıp öğrendiklerinizle alakalıdır. (Çocuklarımızla iletişimimizde farkında olmadığımız ama bizi etkileyen geçmişimize ait faktörlere değindiğim yazım için buraya tıklayabilirsiniz!)
Kısaca söylemek gerekirse:
"Ah! Çok acıdı di mi?... Neresi acıdı?.... Ah dizi çok acımış!... Biliyorum orayı vurunca çok acır!"
"Evet, çok kızdın! Anlıyorum. Haklısın! Kardeşin oyuncağını bozdu. Çok üzüldün oyuncağın bozuldu diye."
"Evet canım, gitmemiz gerektiği için üzülüyorsun. Haklısın! Arkadaşınla daha fazla oynamak istiyorsun, biliyorum. Gerçekten çok üzücü."
Örneklerde de gördüğünüz gibi verdiğimiz mesajlar sadece çocuğun hisleriyle ilgili. Ne dizini çarptığı masa hakkında (O masanın çocuğun dizine çarptığı için neden dövülmemesi gerektiğine başka bir yazımda değiniyorum), ne oyuncağı bozan kardeş hakkında, ne de neden gitmemiz gerektiği hakkında herhangi bir şey söylememize bu etapta gerek yok. O anda vermek isteyeceğimiz tek mesaj "Hislerinin farkındayım, seni anlıyorum!".
Çocuğun hislerinden korkmayın ki o da kendi hislerinden korkup kaçmaya çalışmasın!
Kısaca söylemek gerekirse:
"Ah! Çok acıdı di mi?... Neresi acıdı?.... Ah dizi çok acımış!... Biliyorum orayı vurunca çok acır!"
"Evet, çok kızdın! Anlıyorum. Haklısın! Kardeşin oyuncağını bozdu. Çok üzüldün oyuncağın bozuldu diye."
"Evet canım, gitmemiz gerektiği için üzülüyorsun. Haklısın! Arkadaşınla daha fazla oynamak istiyorsun, biliyorum. Gerçekten çok üzücü."
Örneklerde de gördüğünüz gibi verdiğimiz mesajlar sadece çocuğun hisleriyle ilgili. Ne dizini çarptığı masa hakkında (O masanın çocuğun dizine çarptığı için neden dövülmemesi gerektiğine başka bir yazımda değiniyorum), ne oyuncağı bozan kardeş hakkında, ne de neden gitmemiz gerektiği hakkında herhangi bir şey söylememize bu etapta gerek yok. O anda vermek isteyeceğimiz tek mesaj "Hislerinin farkındayım, seni anlıyorum!".
Çocuğun hislerinden korkmayın ki o da kendi hislerinden korkup kaçmaya çalışmasın!


Bir süredir ciddi anlamda uyguladigim ve çok farkli bir iliski gelistirmeme yardim etmis bir yöntem :) Senden okumak da ayrica keyifli ve onaylayici oldu. Eline sağlik!
YanıtlaSilNe kadar güzel!! ☺️💙 Teşekkür ederim!
Sil